Konsey Hakkında Genel Bilgiler Haber & Duyuru Kültür & Sanat BİRKONSEV ARŞİV Ana Sayfa İletişim Sayfası Site İçi Arama Site Haritası
 
   
  Birleşik Kafkasya Konseyi Kuruluş Süreci  
Birleşik Kafkasya Konseyi Amblemi Birleşik Kafkasya Konseyi Yapısı ve Yönetim
Birleşik Kafkasya Konseyi Amaç ve İlkeleri
Birleşik Kafkasya Konseyi'nin Kafkasya Politikası
Jeopolitik Değerlendirme
 
 
150 yıldan beri Rus müstemlekesi durumunda olan Kafkas Halklarının durumu Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra daha da karmaşık bir hal almıştır.Bunda Rusya'nın bu bölgede uyguladığı politikalarla toplumları birbirine düşürmek için etnik yapı ve şive farklılıklarına dayanan özerk devletçikler kurmak ve aralarında suni sınır ve toprak ihtilafları çıkartarak, husumet ortamı yaratmasının büyük rolü vardır.

 Geçmişten bugüne yaşanan olayların hepsinin altında, üstün etnolojik ve psiko-sosyal değerlere sahip bölge insanının; Rusya'nın jeopolitik nedenlere dayandırdığı ve asırlardır sürdürdüğü savaş, zulüm, sürgün ve soykırım boyutlarındaki uygulamalarına tepki duygusu yatmaktadır.

Kuzey Kafkasya'nın jeopolitik ve stratejik değeri için şunlar söylenebilir;

Gerek Çarlık Rusyası gerekse Sovyet Rusya ve bugünkü Rusya yüzyıllarca, her ne pahasına olursa olsun; Karadenizi, Hazar Denizi’ni kontrol eden ve bilhassa Büyük Petro'nun ve haleflerinin telkinlerine göre, Rusya'yı Akdeniz sahillerine ulaştıracak ve elde bulundurduğu zaman kendisini Türkiye ve İran’a karşı daha avantajlı duruma getirecek KAFKASYA'nın ele geçirilip muhafazası için çalışmışlardır.

Hazar Denizi'nden Karadeniz'e kadar uzanan KUZEY KAFKASYA, tarih boyunca bu mücadelenin jeostratejik hedefi olagelmiştir.

Milli politikalar üretip uygulamak isteyen Devletler, etrafındaki devletlerin yönetim sistemlerinin mahiyetini, hedeflerini, stratejilerini, kamuoyu birikimlerini doğru değerlendirmek zorundadırlar. Milli politikaya esas olacak değerlendirmeler yapabilmek için, bu devletlerin potansiyel güçlerinin, dünya çapındaki menfaatlerinin uyguladıkları genel stratejilerinin doğru ve tam olarak bilinmesi şarttır.

Türkiye'nin jeopolitik durumu nedeniyle daima Bir Rus sorunu olagelmiştir. Ancak bu, Rusya'nın tehdit oluşturmadığı, Osmanlının güçlü dönemlerinde geri planda kalmıştır. Çünkü, Osmanlının dolayısıyla Türklerin Rusya üzerinde hiçbir zaman gizli emelleri olmamıştır. Rusya’nın güçlenip Türkiye'nin zayıfladığı dönemlerde Türkiye' nin en hayati meselesi kuzey komşusu olmuştur. Rusya’nın dünya siyasetinde aktif rol oynamaya başladığı dönemlerde ve Türkiye (Osmanlı) topraklarına saldırması jeopolitik gerçeklere dayalı bir emperyalist politikanın tezahürüdür. Çünkü; dünya siyasetinin ağırlık noktalarından biri olan AKDENiZ'e Rusya’yı ulaştıracak yollar Osmanlı toprakları ve / veya Türkiye'nin mücavir güvenlik alanlarıdır.

Bir kara devleti olan Rusya’nın sıcak denizlere çıkmak istemesi ve bunun için önündeki engelleri ortadan kaldırmaya çalışması tarih boyunca Rus politika ve stratejisinin temelini teşkil etmiştir. Bu nedenle Rusya kurulduğu günden beri jeopolitik kuşaklara doğru bir genişleme politikası uygulamaya çalışmıştır. Devlet yapısı ve hükümetler bazında birçok değişiklik geçirmesine rağmen Rus dış politikalarının tespitinde jeopolitik ilminin değişmez etkisi ve sonuçları görülmektedir.

İkinci Dünya savaşı sonunda Rusların Türkiye üzerindeki talepleri, sıcak denizlere çıkma yolunda saldırgan ve emperyalist, geleneksel Rus politikasının bir devamı idi ve kendisinin güçlü, Türkiye'nin zayıf olduğunu değerlendirdiği bir döneme rastlatılmıştı. Bütün bu genel değerlendirme içinde değindiğimiz hususlara doğrudan sahne olan coğrafi alan KAFKASYA' dır.

KAFKASYA, eski dünyanın (Asya-Avrupa-Afrika) içerisine sokulmuş 5000 km. uzunluğunda ve birbirine bağlı iç denizlerin meydana getirdiği geniş bir su yolunun doğu ucundadır.

Tarih öncesi devirlerde, kıyıları medeniyetin mimarları sayılacak kavimlerce iskan edilmiş olan bu su yolu, Akdeniz, Ege, Marmara, Boğazlar, Karadeniz ve Azak Denizinden ibarettir. Kafkasya aynı zamanda Hazar Denizi ile Asya’nın merkezi ile bağlantılıdır.

Halkının biyolojik, fizyolojik ve psiko-sosyal bünyesi, etnolojik orijinalliği ve doğal kaynaklarının zenginliği, ilk demir ve maden kültürünün beşiği olması gibi faktörler Kafkasya'nın tarihte oynadığı rollerin izahını kolaylaştırır. Kafkasya, Kuzey-Güney ve Batı-Doğu istikametlerinin düğümlendiği bir geçittir. Kafkasya'yı teşkil eden 4 memleketin (Kuzey Kafkasya, Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan) işgal ettiği coğrafi bölgelerden en önemlisi Kuzey Kafkasya' dır.

Kuzeyde Ukrayna, İdil-Ural, Kalmukistan, Güneyde Türkiye ve İran' Ia çevrilen Kafkasya'daki bu 4 memleketin kaderleri birbirleriyle çok yakından ilgilidir. Güney Kafkasya' daki Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan'ın bağımsızlığı ve gelecekteki güvenliği Kuzey Kafkasya ile politik olduğu kadar ekonomik yönden de sıkı sıkıya bağlantılıdır. Dolayısıyla, KAFKASYA’NIN bilhassa Türkiye ile hayati derecede önem taşıyan bir münasebeti vardır. Kafkasya dün olduğu gibi bugün ve yarın da daima istikrarlı ve kuvvetli bir Türkiye'nin yanında olmasına ihtiyaç duyacaktır. İran için de aynı hususlar söylenebilir.

Jeopolitik ve tarihi gelişim yönünden genel olarak incelediğimiz Rus politikasının, Kafkasya'da gösterilen fevkalade şiddetli ve uzun yıllar süren mukavemetin olmaması halinde hangi boyutlara ulaşacağını tahmin etmek güç olmasa gerek.

Rusya'nın geçmişte olduğu gibi, değişmeyen Kafkasya politikası ve askeri stratejisi; güneye, Orta Doğu ülkelerine ve İslam aleminin en hassas bölgesine, Akdeniz ve Basra Körfezine karşı sıçrama tahtası vazifesi gören Kafkasya'nın en kritik bölgesini (KUZEY KAFKASYA'yı) elde bulundurmaya özen göstermektedir.

Rusya’nın gerekli güce ulaştığında sıcak denizlere çıkmak için hangi istikametleri kullanmak isteyeceği, gizliliğini kaybetmiştir. Zaten ne Çarlar ne de Kremlin bunu evvelden beri gizlememiştir.

Sonuç olarak Kuzey Kafkasya hem Rusya hem de Türkiye açısından stratejik önemi haiz kritik bir coğrafi bölgedir. Kuzey Kafkasya;

1. Bir kara devleti olan Rusya açısından;

a. Sıcak denizlere ulaşmasına imkan sağlayacak stratejik istikametlerden en kısa olanlarının çıkış noktasını teşkil eder ve bu istikametleri kontrol eden bir bölgedir .

b. Doğu Akdeniz ve Basra Körfezini uzaktan kontrol eder .

c. Rusya'nın Güney cephesinin savunmasında kuvvet tasarrufu sağlayacak savunulması kolay bir bölgedir.

d- Güneye taarruz için uygun bir çıkış arazisidir.

e. Balkanlardan yapılacak bir harekatla tali taarruz istikameti olarak kullanılıp büyük düşman kuvvetlerinin angaje edilmesine yardım eder.

2. Türkiye açısından;

a. Doğu Anadolu'nun uzaktan korunmasını sağlar, savunulması kolay bir güvenlik alanı olup kuvvet tasarrufu sağlar.

b. Orta Asya Türk Devletleriyle temas ve ilişkilerin sürdürülmesinde en ekonomik istikamettir.

c. Halkıyla akrabalık, din ve kültür bağları olması nedeniyle sosyo- ekonomik ve politik yönden iyi münasebetler kurma imkanları vardır.

d. Stratejik yeraltı zenginlikleri ve petrol yatakları nedeniyle uygun ekonomik ham madde kaynağı ve pazar imkanı yaratır.

e. İdil-Ural Türk toplulukları ve Orta Asya Türk Devletleriyle direkt temas imkanları yaratır.

3. İran için de Türkiye' ye sağladığı faydalardan bir kısmını sağlar.

Kafkasya politikalarının bu esaslar ışığında barışçı zeminlere oturtulmasında bölge devletlerinin büyük yararı vardır.

 
başa dön